"Oydaşmacı Demokrasi" (Consociationalism)

Toplumun etnik, dini veya dilsel olarak derin bir şekilde bölündüğü ülkeler (örn: Belçika, Lübnan) için önerilen bir demokrasi modelidir. Bu model, çoğunluğun yönetimi yerine, tüm büyük grupların iktidarı paylaştığı “büyük koalisyonlar”, her gruba veto hakkı ve kültürel özerklik tanınması üzerine kuruludur.

"Demokratik Pekiştirme" (Consolidation)

Bir ülkede demokrasinin sadece kurulmuş olması değil, aynı zamanda toplumdaki tüm ana aktörler (ordu, iş dünyası, halk) tarafından “oyunun tek kuralı” olarak benimsenmesi ve geriye dönüşün (darbe vb.) düşünülemez hale gelmesi sürecidir.

"Rekabetçi Otoriterlik"

Günümüzdeki birçok rejimi tanımlayan bir kavramdır. Bu rejimler, kağıt üzerinde demokratik kurumlara (seçimler, meclis, muhalefet) sahiptir, ancak iktidar partisi, devleti ve medyayı kendi lehine kullanarak muhalefetin kazanmasını neredeyse imkansız hale getirir. Seçimler yapılır, ancak rekabet adil değildir.

"Klientalizm" (Himayecilik)

Siyasette, “patron” konumundaki güçlü bir politikacının, kendisine sadakat gösteren ve oy veren “klient” (vatandaş, grup) kitlesine karşılık olarak kamu kaynaklarını (iş, ihale, yardım) dağıtması üzerine kurulu gayri resmi bir çıkar ilişkisi ağıdır. Liyakat yerine sadakati esas alır.

"Hegemonik İstikrar Teorisi"

Bu teoriye göre, küresel sistemin (özellikle dünya ekonomisinin) istikrarlı ve barışçıl olması için, sisteme kural koyabilen, bu kuralları uygulayabilen ve bunun maliyetini karşılayabilen tek bir baskın güce (hegemon) ihtiyaç vardır (Örn: 19. yy’da Britanya veya 20. yy’da ABD).

"Güç Dengesi" (Balance of Power) Stratejisi

Uluslararası sistemde hiçbir devletin, diğerlerine hükmedecek kadar aşırı güçlenmesine izin vermeme stratejisidir. Eğer bir devlet (hegemon adayı) aşırı güçlenirse, diğer devletler ya kendi aralarında ittifak kurarak (dış dengeleme) ya da kendi askeri güçlerini artırarak (iç dengeleme) o gücü dengelemeye çalışır.

"Uluslararası Anarşi" Ne Demektir?

Uluslararası ilişkiler teorisinde (özellikle Realizmde), “kaos” veya “düzensizlik” anlamına gelmez. “Anarşi”, dünya üzerinde tüm devletlerin üzerinde duran, onları denetleyebilecek veya aralarındaki anlaşmazlıkları çözebilecek tek bir üstün otoritenin (bir “dünya hükümetinin”) bulunmaması durumunu ifade eder.

"Refah Devleti" Modeli

Devletin, vatandaşlarının ekonomik ve sosyal refahını korumak ve geliştirmek için aktif bir rol üstlendiği modeldir. Piyasa ekonomisinin yarattığı eşitsizlikleri azaltmak amacıyla, vatandaşlarına ücretsiz eğitim, genel sağlık sigortası, emeklilik, işsizlik maaşı gibi sosyal güvenceler sunar.

"Başarısız Devlet" (Failed State) Kime Denir?

Bir devletin, kendi toprakları üzerindeki egemenliğini ve meşru fiziksel güç kullanma tekelini (güvenliği sağlama) kaybettiği, temel kamu hizmetlerini (eğitim, sağlık, hukuk) vatandaşlarına sunamadığı ve siyasi kaos içinde olduğu durumları tanımlamak için kullanılır.

"Rantiyeci Devlet" (Rentier State) Modeli

Devlet gelirlerinin büyük bir kısmının, üretimden veya halktan toplanan vergilerden değil, doğal kaynakların (özellikle petrol ve doğalgaz) dışarıya satılmasından elde edildiği devlet modelidir. Bu devletlerde, hükümet halka hesap vermek veya vergi toplamak yerine, elde ettiği “rantı” dağıtarak (sübvansiyonlar, maaşlar) siyasi sadakati satın alma eğilimindedir.