"İki Kutuplu" ve "Çok Kutuplu" Sistem Farkı

Uluslararası sistemdeki güç dağılımını ifade eder. İki Kutuplu Sistem‘de (Soğuk Savaş dönemi ABD ve SSCB gibi) küresel güç iki büyük süper güç arasında yoğunlaşmıştır. Çok Kutuplu Sistem‘de ise (günümüz dünyasına benzer şekilde) güç, üç veya daha fazla büyük devlet (ABD, Çin, Rusya, AB vb.) arasında dağılmıştır.

"Casus Belli" Nedir?

Latince “savaş nedeni” anlamına gelir. Bir devletin, başka bir devlete savaş ilan etmesini meşrulaştırmak için öne sürdüğü resmi gerekçe veya olaydır. (Örn: 1. Dünya Savaşı’nda Avusturya-Macaristan veliahtının öldürülmesi).

"Balkanlaşma" (Balkanization) Terimi

Çok uluslu bir devletin veya bölgenin, etnik veya dini hatlar boyunca parçalanarak birbiriyle çatışan daha küçük ve düşman devletlere bölünmesi sürecini ifade eder. Terim, Balkan Savaşları sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun ve 1990’larda Yugoslavya’nın dağılmasından gelmektedir.

"Neoliberalizm" Bir Siyasi İdeoloji midir?

Evet, öncelikle ekonomik bir ideolojidir ancak siyasi sonuçları vardır. 1980’lerden itibaren (Thatcher, Reagan) popülerleşmiştir. Temel fikirleri; serbest piyasanın devlet müdahalesinden daha verimli olduğu, özelleştirmenin teşvik edilmesi, ticaretin serbestleştirilmesi ve devletin sosyal harcamalarının (refah devleti) kısıtlanması gerektiği üzerinedir.

"Veto" Yetkisi Neyi İfade Eder?

Latince “yasaklıyorum” anlamına gelir. Genellikle yürütme organının (Başkan, Kral) başındaki kişinin, yasama organından (Meclis) geçen bir kanunu onaylamayı reddetme ve geri gönderme hakkıdır. Denge ve denetleme sisteminin bir parçasıdır. (Ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin kararları engelleme hakkı da bir vetodur.)

"Jüristokrasi" Ne Demektir?

Önemli siyasi ve toplumsal kararların, seçilmiş politikacılar veya halk tarafından değil, atanmış yargıçlar (özellikle Anayasa Mahkemesi üyeleri) tarafından alınması eğilimini eleştiren bir kavramdır. “Yargıçların hükümeti” anlamına gelir ve demokrasinin alanını daralttığı savunulur.

Siyasal Kültür Tipleri: "Tebaa" (Subject) ve "Katılımcı" (Participant)

Siyaset bilimci Almond ve Verba’ya göre, insanların siyasi sisteme karşı tutumları farklıdır. Tebaa (Kul) Kültürü‘nde, bireyler siyasi sistemin “farkındadır” ancak kendilerini kararlar üzerinde etkili görmezler; sisteme pasif bir itaat söz konusudur. Katılımcı Kültür‘de ise (ideal demokratik kültür), bireyler hem sistemin farkındadır hem de oy vererek, protesto ederek veya lobi yaparak sistemi etkileyebileceklerine inanırlar.

"Bağımlılık Teorisi" (Dependency Theory)

(Genellikle Latin Amerika kökenlidir) Bazı ülkelerin neden “gelişmemiş” olduğunu açıklayan Marksist bir teoridir. Bu teoriye göre, “çevre” ülkeler (yoksul ülkeler) “merkez” ülkelerin (zengin ülkeler) onları sömürmesi ve küresel ekonomik sistemi kendi lehlerine kurmaları nedeniyle geri kalmıştır. Yoksulluk bir “kader” değil, küresel sistemin bir “sonucudur”.

"Güvensizlik Oyu" (Vote of No Confidence)

Parlamenter sistemlerde, meclisin (yasama organı) hükümeti (yürütme organı) denetlemesinin en güçlü yoludur. Eğer meclisteki milletvekillerinin çoğunluğu, hükümetin politikalarını veya performansını beğenmezse, “güvensizlik oyu” vererek hükümeti düşürebilir ve yeni bir hükümet kurulmasını zorlayabilir.

"Siyasal Sosyalleşme" Neden Önemlidir?

Bireylerin siyasi görüşlerini, değerlerini ve sisteme olan bağlılıklarını edindikleri ömür boyu süren bir süreçtir. Siyasi görüşlerimiz “bize özgü” gibi görünse de, aslında büyük ölçüde aile, okul, arkadaş çevresi ve medya gibi sosyalleşme ajanları tarafından şekillendirilir.